İMAM HUSEYİN’E AĞLAMANIN FELSEFESİ

İmam Huseyn as. Bir mektep vücuda getirdi. Bu mektep İslam’ın ameli mektebiydi, onun mektebi İslam’ın mektebiydi. İslam, mektebi beyan etti, Husyen as. amel etti. Bu mektebin yaşamasını istiyordu. Dünyada imam Huseyn’in mektebine benzeyen başka ameli bir mektep örneğini daha bulamazsınız. Eğer siz Huseyn İbn-i Âlinin ikinci bir örneğini bulabilirsiniz o zaman söyleyin. Söyler misiniz neden biz her yıl onun adını yeniden yâd etmeliyiz?

İmam Huseyn ve onun Aşura’sında meydana gelen bela ve musibetlerin, tevhidin, imanın cilvesinin, marifetullah cilvesinin, öteki âleme olan imanın kemalinin, Rıza ve teslimiyetin sabır ve mertliğin, nefsin itminanının, sebat ve istikametin, nefsin istikamet ve kerametinin, özgürlük ve hürriyetin insanların fikrinde olmanın, insanların hizmetinde olmanın dünyada bir örneğini daha gösterebilirseniz? O zaman söyleyin neden imam Huseyn’in Adını yaşatalım? Onun bir benzeri örneği yoktur. Onun adının ve hareketinin yaşatılmasının nedeni Husyen İbn-i Âlinin ruhundan bir nurun bizlerin ve sizlerin ruhunda aydınlatmasıdır.

Eğer onun için bir damla gözyaşı döküyorsak, ruhumuzun onun ruhuyla aynı doğrultuda olması, ruhumuzun, Hüseyni bir ruhla kanatlanması içindir. Eğer onun himmetinden, gayretinden, hürriyetinden, imanından, takvasından, tevhidinden zerre miktarı bizim ruhumuzda tecelli eder ve bu şekilde gözlerimizden iki damla yaş süzülürse işte bu gözyaşının sonsuz kıymeti vardır. Eğer bir sinek kanadı kadar gözlerimizden iki damla yaş süzülürse işte bu gözyaşının sonsuz kıymeti vardır. Ama bu gözyaşı imam Huseyn’in, çaresizliği için değil, azameti için, şahsiyeti için olmalıdır. Evet, İmam Huseyn’le uyumlu, ona tabi olmanın neticesi olan bir gözyaşı sinek kanadı kadar bile olsa dünyalar kadar değerlidir.

İstediler ki insanlar bu ameli mektebi görsünler. Peygamberin ailesinin kendi hakkaniyetine delil ve şahit olduğunu görsünler. Her hangi bir kişinin bir savaşta göstereceği kahramanlık peygamberin hakkaniyetine çok muhkem bir delil olmaz ama kendi ailesinden birinin sergileyeceği iman ve kahramanlık onun hakkaniyeti için daha güçlü bir delildir çünkü herkesin ailesinin kendisine olan suizan ya da hüsnü zannı başkalarına nispete daha fazladır. Ama şimdi peygamberin ailesini nihai bir safa ve iman içerisinde görmemiz onu hakkaniyetinin en iyi delilidir. Hiç kimse Ali as. Kadar peygamberle beraber değildi, o peygamberle büyüdü, hiç kimse Ali gibi peygambere iman etmemiş ve onun kadar kendini ona feda etmemişti. bunun kendisi peygamberin doğruluğunun ilk delilidir. Huseyn peygamberin evladıdır. O imanını peygamberin talimatıyla gösterdiği zaman peygamber tecelli ediyor. İnsanların dillerinde dolaştırıp durduğu ama bir türlü amele dökmedikleri şeyleri imam Husyen as’ın varlığında görüyoruz.

Beşer nasıl olurda bu kadar yenilgisiz olabilir? Suphanallah! Beşer nerelere varabiliyor, beşerin ruhu ne kadar yenilgisiz olabilir. Gencecik evlatları gözünün önünde kalem kalem doğranıyor, nihai derece de susuzluk çekiyor o kadarki gökyüzüne baktığında kapkaranlık görüyor. ailesinin esaretini görüyor, var olan her şeyini kaybediyor ama bir tek şey onun için baki kalıyor oda ruhudur, hiçbir zaman yenilgiye uğramayacak bir ruh. Siz Kerbela hadisesinden başka insani faziletlerin sergilendiği bir hadise daha gösterebilir misiniz, Kerbela hadisesi yerine onu analım? öyleyse bu hadiseyi yaşatmalıyız. Öyle bir hadise ki, orda yetmiş iki kişilik bir topluluk otuz bin kişilik bir orduyu ruhen yenilgiye uğratmıştır. Nasıl mı? Evvela bunlar azınlıkta olmalarına ve ölümlerinin kesin olmasına rağmen bunlardan bir kişi dahi düşman safına geçmemiştir ama o otuz bin kişiden bunlara katılanlar oldu. En başta komutanları olan Hür İbn-i Yezidi Riyali ve diğer otuz kişi. bu İmam ve taraftarlarının psikolojik zaferinin düşmanların ise yenilgisinin delilidir.

Ömer Sad. Kerbelada bir takım şeyler yaptı ki bunlar onun ruhsal yenilgisinin şahididir. Sad’ın askerleri Kerbelada bire bir savaşmaktan kaçındılar önce bunu yaptılar çünkü savaşın başlangıcında birebir çarpışmalar Arapların adetlerindendir. Ancak peş peşe gelen yenilgiyle Ömer Sad birebir çarpışmamalarını emretti. Aşura günü ikindi vaktiydi imam Husyen as, savaş meydanına gittiğinde bütün ashabını evlatlarını şehit vermişti onların her birini kendisi taşımıştı şüheda çadırına, onların her birinin sesine kendi yetişmiş, ehlibeytine kendi teselli vermişti. Bunların hepsi bir yana bütün sevdiklerin acılarını görmüştü ve meydana çıkacak son kişi kendisiydi. Düşman askeri Huseyn’in ruhiye’sinin artık çökmüş olduğunu ve onu çok rahatça yenebileceklerini sanıyorlardı tek tek meydana geliyorlardı imam hepsini cehenneme vasıl ediyordu Ömer Sad feryat etti, analarınız mateminize otursun kiminle savaştığınızı sanıyorsunuz?! “Haza İbn-i gettalilerebi”. (Bihar c.45-s. 50 Menagib Şehr Aşub- c,4-5.110-Meytelul Huseyn Mugerrem s.346”). Bu Arapları öldürenin oğludur, Ali bin Ebu Talibin oğludur, “vallahi nefsu ebihi beyne cenbeyhi”. (Bihar, c, 44 s.390 İrşadi Şeyh Mufid s.230 “Allah’a ant olsun ki babası Âlinin ruhu onun bedeninde saklı, onunla savaşmayın. Bu yenilginin alameti değimlidir? Otuz bin kişi Huseyn as. İle birebir savaşırken sürekli yenilgiye uğrayıp geri çekiliyorlardı.üstelik o kadar zahmetlere katlanmış, o kadar caba harcamış, oka dar susuz ve aç, garip ve yalnız bir adam karşısında yenilgiye uğruyorlardı.

Sadece imamın kılıcı karşısında değil mantığı karşısında da yenilgiye uğruyorlardı. İmam Aşura günü savaş başlamadan önce iki üç defa hutbe okudu, hakikaten bu hutbeler çok ilginç hutbeler, normal sıradan hutbeler değiller, ehli olanlar ancak derk edebilirler. İmam bu hutbeyi okumak için sesi daha iyi duyulsun diye devenin üzerine çıktı ve feryat etti:

“ Tebben lekum eyyetuh-el-cemaetu ve terehen hine estesrehtumuna ve alihine feesrehnakum mucifine” (El-Luhuf s.41,Menagibi İbn-i Şehr Aşub c,4,s 110 Megtel-ul-Husyen-i Mugerrem s.6 ve286, Tuhaf-ul-Ugul s.143)

Sözleri tıpkı babasının sözleri gibi. Üç kez konuştu, Ömer Sad askerlerinin değişmesinden, imamın mantığının onlar üzerinde etkili olmasından korktu, zaten askerlerin ruhuyesi yıkılmıştı. İmam gene konuşmak istediğinde Ömer Sad, Huseyn’in as. sesini duymamaları için bağırmalarını, ellerini ağızlarına vurarak ses çıkarmalarını emretti. Acaba bu yenilgi değil midir? Acaba bu Husyen as’ın zaferi değimli?

Beşer eğer imanlı olursa, muvahhit olursa eğer Allah’a bağlanırsa eğer ahrete iman ederse, tek başına yirmi bin otuz bin kişiyi ruhsal yönden çökertebilir. Acaba bu bizim için bir ders değimlidir? İmam Husyenle aynı şartlar altında olup onun hutbelerinden iki kelimeyi okuyabilecek ikinci bir kişi bulabilirimsiniz? Zeyneb’in as. Küfenin girişinde okuduğu hutbenin iki kelimesini okuyabilecek birini bulabilir misiniz? Eğer bize bu matemleri ihya edin yaşatın diyorlarsa, bu nükteleri anlayalım, derk edelim diyedir, imam Huseyn’in azametini derk edelim, eğer gözyaşı döküyorsak bu gözyaşlarında marifet olsun diyedir. Hüseyni tanımak bizi yüceltir, bizi insan eder, bizi özgür kılar, bizi hak ve hakikat ehli kılar, adalet ehli eder, gerçek bir Müslüman eder . İmam Huseyn’in mektebi insan yetiştirme mektebidir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>